30 Kasım 2010 Salı

Dreamy colours


Böyle rüya gibi renklere sahip 'romantik' görünümlü takılara kim dayanabilir?
Etsy.com'da lonkoosh isimli kullanıcının tasarımları.

Alexa is the New Kate !

 Mulberry'nin en çok satılan çantasına ismi verilen, Madewell için hazırladığı koleksiyonun parçaları daha satışa sunulduğu Eylül ayı içerisinde tükenen, büyük usta Karl Lagerfeld'in ilham perisi, Sunday Telegraph gazetesi tarafından İngiltere'nin en 'güçlü' profil çizen ilk 100 kadınından biri seçilen ve daha saymakla bitmeyecek nice özelliği sahip 27 yaşındaki İngiliz model ve televizyon sunucusu Alexa Chung...


Son yıllarda moda dünyasında en büyük çıkışı yapan isim kendisi. Çekik gözleri ve masum gülümseyişiyle herkesin kendisine sıcaklık duymasına sebep olan isim. Stili ise adeta 'imzası'. Trendlerden, modanın akışından sıyrılıp bambaşka bir moda akışı yaratan kıyafetler taşıyor üstünde.




 Alexa ne giyerse giysin ortaya hep 'romantik' ve yumuşak bir görüntü çıkarıyor. Cicili bicili küçük kız çocuğu görüntüsü değil ama bu. Çıplaklıkla gözü rahatsız etmeyen, 'üsturuplu' aynı zamanda da 'yenilikçi' bir kadın duruşu. Zerafeti de herkesin örnek alması gereken cinsten. Teen Vogue Yazı İşleri Müdürü Jane Keltner Valle de onun yeni jeneresyonun Kate Moss'u olduğunu belirtiyor. "Önceden hep Kate, Kate, Kate diyenler artık 'Alexa!' diyor".


Benim de hayranlıkla takip ettiğim bu masum güzel hakkında The New York Times gazetesi detaylı bir makale yazmış. Hakkında merak ettikleriniz varsa mutlaka okumalısınız.

29 Kasım 2010 Pazartesi

The Vintage Budweiser Sweater?!

Yılbaşına daha 1 ay var ama olsun. Alması da vermesi de en tatlı olan hediye 'yeni yıl' hediyeleri benim için. İşte bu yüzden yeni yıl heyecanı beni şimdiden sarmış durumda. Kime ne alınacağını düşünürken kafamda yavaş yavaş bir liste oluşmaya başladı. Bunların en başında da erkek arkadaşıma alacağım hediye geliyor:) Urban Outfitters'ın sitesinde rastladığım vintage 'Budweiser' kazak harika bir hediye olmaz mı? Tam noellik hem de. Kırmızı! Hem de çok yaratıcı. Budweiser'ın bira kutularına zaten apayrı bir hayranlığım bulunmakta. Bunun bir de kazağın üstüne işlenmiş hali... fevkalade olmuş! 
(Sadece Bud değil daha bir sürü biranın da kazağı varmış! 70 ve 80'lerden kalma bu kazakları AJ Fosik arayıp bulmuş.)




MJ girls on London's streets

Yönetmen Zoé Cassavetes, NOWNESS için Marc Jacobs'ın 2011 ilkbahar-yaz koleksiyonu tasarımlarını (Louis Vuitton) Londra sokaklarına taşıyan kısa bir film çekmiş. Ne kadar şanslılar ki çekim yaptıkları sırada hava günlük güneşlikmiş. Sanırım bu yüzden ortaya böyle aydınlık ve eğlenceli bir çekim çıkmış. Modeller küçük kız çocukları gibi ordan oraya biricik Marc'ımızın tasarımları içerisinde koşturuyor, saklambaç oynuyorlar.

27 Kasım 2010 Cumartesi

'Jewellry' is a girl's best friend!

Dudak şeklindeki yüzükleriyle herkesin aklında yer eden Londra merkezli marka Solange Azagury Partridge'nin mücevherlerinin hepsi birer 'arzu nesnesi'! Benim aralarından en beğendiklerim ise:



'Hotlips serisi'- İçlerinden bir tanesine (kırmızı) sahip olduğum anda  parmağıma yapışıp kalacak, asla çıkarmayacağım yüzük serisi.


Evlilik yüzükleri kategorisinde yer alıyor. Çok ilginç değil mi? Bu tercihi yapıp da önüme getirecek kişiye hayır deme olasılığımı dürüstçe söylüyorum: %0. Üstündeki kocaman taş ise evet pırlanta! Kaç karat artık siz düşünün. (Göz yanılması da olabilir, iki el taşı anca kavrayabiliyor gibi gözüktüğünden taş da sanki çok büyük gibi? )


Broken heart- Aynı anda iki parmağınıza taktığınızda kalbinizde her şeyin yolunda gittiğini, sadece tek bir tanesini taktığınızda ise bir sorun olduğunu dile getirmek için daha yaratıcı bir çözüm yaratılabilir miydi?

Ve, 'Stoned' kolye-tek başına tüm bir seride kullanılabilecek taşları taşıyor.
 Beni 12'den vurduğu gibi sizi de vuracağını düşündüğümden en sonuncu. 
Ta taam!


Fazla söze gerek yok.

Scarlet

Ateş kırmızısında ve keskin çizgilere sahip (olmazsa olmaz) her şeye ba-yı-lı-yo-rum! Sade uzun bir ceket, yüksek bel kalem etek, yüksek topuklu ayakkabılar (yalnız süet olucak) ve kusursuz kesimli bir 'cigarette' pantolon.

Queen's Wardrobe

 Ateş kırmızısı cesaret isteyen bir renk; ancak yarattığı 'çok seksi' duruşu 'eleganlık'la törpülerseniz ortaya çıkan görüntü bu renge aşık olmanıza sebep olacaktır! Elbisede kullanılacaksa mutlaka ve mutlaka elbisenin kumaşına ve kusursuz bir kesimde olmasına dikkat edilmeli.  Benim şu anda en favori parçam olan kısa paça 'cigarette' pantolonlar için de aynı kural geçerli. Amaç kıyafetin 'bayağı' gözükmesini engellemek; çünkü bu riski fazlasıyla taşıyan bir renk ateş kırmızısı.

Tommy Ton'un kadrajından

 Bu rengi taşıyorsanız üstünüzdeki başka hiçbir şey bu rengi bastırmamalı ve 'değerini' azaltmamalı. Ateş kırmızısı denilince benim zihnimde beliren ilk kombinasyon ise ateş kırmızısı 'cigarette' pantolon, siyah beyaz çizgili bir bluz, ve camel rengi bir trençkot, makosen ayakkabılar ve koyu renk dağınık saçlar:) (Kırmızı kesinlikle açık tenli ve saçları koyu renk olan kadınlara daha çok yakışıyor!)
Bu renkle tam bir Parizyen'e dönüşebilirsiniz!

Giovanna Bataglia

26 Kasım 2010 Cuma

The S-shaped figures

 Kadının vücut hatlarını böyle seksi bir biçimde ortaya çıkaran bodysuit tabii ki de D&G imzası taşıyor. Kusursuz kalıbıyla her bayanın rüyası.

25 Kasım 2010 Perşembe

Editorials get animated!

'İnternette' görmeye alıştığımız moda çekimlerine Matthew Rader ve Pamela Reed  (Reed+Rader) bambaşka bir boyut kazandırmış. Fotoğraf dizisi olarak görmeye alıştığımız moda çekimlerini hareketlendirip ortaya 'animasyonlu editoriallar' çıkarmışlar. İnanılmaz yaratıcı bir fikir olmuş!  Daha gerçekçi gözükmesinin yanı sıra çok da eğlenceli olmuş! Şaşırtıcı değil mi? :)





İnternette sergilenen editoriallar için bence harika bir yenilik; ama ben yine de oyumu dergi içinde fotoğraflarla anlatılan moda öykülerinden kullanıyorum.

24 Kasım 2010 Çarşamba

The Art of Glass

Etkilenmemek mümkün mü?


 Bu fotoğrafa ilk baktığımda bayanın eline sarılı 'şeyleri' buz parçacıkları sandım. Sonra değerli kristallerden mi yapılma acaba diye düşündüm. Ama her ikisi de değilmiş.
 Fotoğraftaki bayanın elindekiler birer 'yüzük' ve 'cam'dan yapılma. Bana sorarsanız da camdan yapılma olmalarına rağmen pırlantayla, Swarovski'lerle veya başka değerli taşlarla süslenmiş yüzüklerden çok daha etkileyici ve değerli bir görünüme sahipler.



Urban Revisions adlı markanın ürünü olan bu 'sanat eseri' görünümlü, özgün yüzüklerin tasarımı Arlie Trowbridge'e ait. Fiyatı da oldukça uygun: $36.
 Ve son olarak kesinlikle şık ortamlarda ve gecelerde, parlak ışıkların altında kullanılması gereken bir yüzük. Camın şeffaflığının parıltısı ortaya çıktığı zaman daha da göz alıcı bir hal alacağı kesin!

22 Kasım 2010 Pazartesi

Some like it hot

Türkiye'de satılsa V Man dergisini gidip en önce ben alıp çevremdeki erkeklere dağıtıcam; çünkü çekimleri ilham verici! 'Grafik' bir öykü formatında hazırlanan bu editorial şahane olmuş. (Bir diğer harika V Man çekimi için)
Renkler ve kıyafetler planlanan formata o kadar uygun seçilmiş ki modeller de sanki grafik kitabından fırlamış gibi. (Stilistliği Robbie Spencer'a ait). Görsel olarak ortaya inanılmaz eğlenceli bir çekim çıkmış! 
Not: 2. karedeki beyfendinin mor ceketi göz alıcı! Resimdeki gibi maskülen görünümü yumuşatmadan giyilirse bir de daha ne isteriz. Enfes! (bkz: Italian men)



Statue of Beauty

21 Kasım 2010 Pazar

WANTED!

New York merkezli marka 'Band of Outsiders'ın tasarımlarına ilk defa 2011 ilkbahar-yaz koleksiyonlarının sergilendiği New York Moda Haftası'nda rast gelmiştim. Sade ve rahat tasarımlarıyla insana adeta 'bahar'ı yaşatan koleksiyonlarına duyduğum ilgiyi de o zamanki yazımda belirtmiştim. Ve şimdi de Phil Oh'un yakaladığı sokak modasını yansıtan fotoğraflardan birinde, Joanna Hillman'ın üzerindeki o muhteşem çizgili eteğe rastlayıp ve tasarımın 'Band of Outsiders'a ait olduğunu öğrenince yine yeniden markaya hayran durumdayım.


Deseni, kumaşı, çizgili oluşu ve kesimi beni benden almasına sebep! Uydurulabileceği yüzlerce kombinasyonu düşünmekten kendimi alıp fiyatını belirtiyorum (Opening Ceremony'de satılıyor)$ 875 ! Bir eteğe bu kadar para verilir mi? Evet, verilir. Çünkü uymayacağı hiç bir üst yok bu eteğin! Her zaman, her yerde, her şeyle giyilinebilir!  Tabii bir taraftan da gerçekler var diyerek, indirim zamanında yeniden karşıma çıkması ümidiyle yazımı noktalıyorum.





20 Kasım 2010 Cumartesi

A touch of Elbaz!

Beklenen koleksiyonun H&M mağazalarına gelmesine yalnızca 2 gün kaldı. H&M'in Türkiye'deki ilk şubesinin açılmasının üstünden daha üç hafta geçmeden Lanvin'in koleksiyonuna ev sahipliği yapacak olması heyecan verici! İki gün önce de Pierre Hotel'de Alber Elbaz, H&M için tasarladığı koleksiyonunu eğlenceli bir defileyle sergiledi. Cesur tarzıyla ünlü olan stilist Anna Dell Russo da defilede Elbaz'ın tasarımlarını taşıyan modellerden bir tanesi.
Koleksiyona dair yapılabilecek tek yorum da: H&M çıtayı gerçekten yükseltmiş!

Not: Siyah kürk palto bir harika!

Anna Dell Russo




'You can't judge a book by its cover!'

 Son günlerde adını moda bloglarında sıkça duymaya başladığımız tasarımcı Olympia Le-Tan'in son hazırladığı koleksiyonu sizi kendine hayran bırakacak cinsten. Koleksiyonun adı 'You can't judge a book by it's cover'. 

Le Tan koleksiyonunu eski kitaplara duyduğu ilgisinden yola çıkarak hazırlamış. Moby Dick, The Catcher in the Rye gibi klasik romanların ilk basımlarına özgü kapakları nakışla işlenerek yeniden yaratılmış ve  kitap biçiminde birer el portföyü yaratılmış. Bu kitap-portföylerin fiyatları ise € 950 ve € 1090 arasında değişiyor.
Klasik kitapları birer çanta halinde elimizde taşımak harika bir düşünce değil mi? Yalnız ben bu portföylerden birine sahip olsam içine yine aynı kitabı koyup çantayı kitap kabı olarak kullanır,  dışarı çıkarken de yine portföy gibi elimde taşırdım. Harika olurdu!


19 Kasım 2010 Cuma

Plaid and ruffles


Anya Ziourova.
Ekose desen ve fırfır bir araya gelince nasıl olmuş?
Rahat ama oldukça da şık bir görünüm yaratmış.

17 Kasım 2010 Çarşamba

Quirky pretty boots!


Ayakucu Swarovski taşlarından yapılmış ponponla süslü JW Anderson ayakkabılar. Eskitilmiş görünümlü kahverengi derinin üstüne Swarovski taşlar yapıştırmak kimin aklına gelirdi ki? Ayakkabıyı bambaşka bir havaya sokmuş.

Tuck your pullover in


Kot tulumu ince bluzlardan ziyade kazakla kombinlemek hem soğuk kış günleri için harika bir çözüm hem de farklı bir görünüm. Denemeli.

16 Kasım 2010 Salı

A Classic



Coach-Willis Bag.
Markanın en eski çantalarından. Adeta bir klasik. Boyutu ve minimalist görünümüyle tam da bu sezonun çantası. Aslında bakarsanız 'her' sezonun çantası. 

A Parisian in Istanbul

Ünlü blogger, stilist ve fotoğrafçı Garance Dore İstanbul'u gezmeye ülkemize gelmiş.


 İstanbul hakkındaki düşüncelerini okuyup da gururlanmak elde değil. İstanbul'un büyülü atmosferi onu da içine almış olacak ki ezan seslerini duyduğunda ağlamaya başlayacak kadar çok etkilenmiş. İstanbul'u geçmişin ve geleceğin birlikte huzur içinde yaşadığı olağanüstü bir şehir olarak tanımlamış.
Ama beni en çok sevindiren kadınlarımızın giyimlerine bakarak çıkardığı sonuç oldu.
Galata'da fotoğrafladığı Mickey Mouse kazaklı genç bayan ise harika :)

13 Kasım 2010 Cumartesi

Etsy Finds



Kola iki üç kere dolayarak bağlanan bu deri kayışlı saatler 'alfrescouniquegroup' adlı satıcının tasarımı. Kayışları istediğiniz renkte sipariş verebilmeniz mümkünmüş.
Kadranın büyük, kayışının ise ince oluşu saati zarif gösterirken, kadranın eskilerden kalma görüntüsü de saate nostaljik bir hava katmış. Fiyatı da tasarımına göre oldukça uygun. Daha ne olsun tabii. Bayıldım :)

Touch of pink!


Garance Dore'nin kadrajından.
Sonbahar renklerinin arasına biraz renk katmak adına giyilmiş 'pembe' pantolon harika bir seçim olmamış mı?
Bayanın (Lolita Jacobs) kıyafetlerinin tümüne bir aydınlık katmış. Pantolon pembe yerine gri olsaydı göze bu kadar güzel gözüken bir kombinasyon çıkmazdı herhalde.

Not: Tabii pantolonun kesimi de ayrı bir övgü sebebi.


11 Kasım 2010 Perşembe

This is love

2011 bahar koleksiyonlarında beni tam 12'den vuran bakmaya ve takmaya doyulunamaz olan 'o' çanta:
Gucci'den...


10 Kasım 2010 Çarşamba

The Playboys of Wall St.!

Manhattan'ın Financial District'i olarak anılan, dünya ekonomisinin kalbinin attığı Wall Street'ten haftaiçi bir gün geçerseniz (ki bir de günlük kıyafetlerinizin içindeyseniz) üstünüzdekilerin fazla 'dağınık' veya 'basit' gözüktüğü hissine kapılırsınız. Çünkü etrafınızı saran yüzlerce iş adamı ve iş kadını fazlasıyla 'kusursuz' ve 'şık' gözüken iş kıyafetlerinin içerisinde ordan oraya koşturmaktadır. Binlerce dolar değerindeki takım elbiseleri içindeki bu  bakımlı beyfendilere bakıp cazibelerine kapılmamak elde değil. İşte bu yüzden New York'un en seksi erkeklerine çoğunlukla Wall Street'te rastlanacağı kanaatindeyim. Bir bayanı cezbedecek her özelliğe sahipler. Yüksek bir mevkii, kusursuz çizgilere sahip bir takım elbise, bakımlı bir cilt ve kendinden emin tavırlar:)
V man dergisi de dönemlik çıkardığı dergisinin sonbahar 2010 sayısında Wall Street'in erkeklerini konu alan bir editorial'a yer vermiş. Fotoğrafçılığını Josh Olins, stilistliğini ise Jay Massacret üstlenmiş. Wall Street'te görülen erkeklerin ciddi duruşlarının sadece iş ortamıyla kısıtlı olduğunu gözler önüne sermişler.