31 Ağustos 2010 Salı

Dr. martens with velvet touch? Yes please.


Dr. Martens'leri pek çok kişinin ayağında görüyoruz da ben en çok niyeyse bu botları Agyness Deyn'e yakıştırıyorum. 

                

Yüzündeki  'afacan çocuk' ifadesinin ayaklarına yansımış hali resmen. (Bu ne demekse artık(!) Sizce de çocuksu bir duruşu yok mu bu botların? Asi ve afacan duruyorlar. İster siyah dar bir elbiseyle olsun ister bol çizgili bir kazakla, üstüne ne giyilirse giyilsin bambaşka bir mizaca büründürüyor kıyafeti. Ve en fenası alışkanlık yapıyorlar insanda, bir giyenin ayağından bir daha çıkartmak istemeyişi de bundan sanırım :)


                            

 Pek çok renkte pek çok desende tasarlanmış Dr. Martens'ler olmasına rağmen, benim gönlümde taht kuran modeli ise aşağıda gördüğünüz çift oldu!



Vişne rengi mi dersiniz, kırmızı şarap rengi mi dersiniz bilmiyorum ama bu renk kadifeyle birleşince nasıl olmuş?? Büyüleyici değil mi? Ben ba-yıl-dım! Bot için akla gelmeyecek bir kumaş: kadife. Ama nasıl yakışmış! Dr. Martens'lerin asiliğine, afacan duruşuna bir ağırlık getirmiş. Çok yakışmış.

 Türkiye'ye gelmesini umut ediyoruz; ancak gelmezse de internet sitesinden istetmeyi kafaya koydum! İlgilenenler için siyah rengi de bulunmakta.



30 Ağustos 2010 Pazartesi

Bowing for Minimalism!



Celine'in sonbahar 2010 koleksiyonuna bakarken 'kusursuzluk' hissine kapılmamak elde değil.




 Hani sanki kumaşların her bir noktası milimetrik olarak hatta büyüteçle filan bakılarak kusursuzca birleştirilip dikilmiş gibi bir izlenim veriyor insana. Tasarımlarının  keskin ve bir o kadar da elegan durabilmesinin sırrı bu olsa gerek.




 Minimalizmi, bu kadar göz doyurucu hale getirip, her bir parçayı paha biçilemez göstermeyi başarabilen bir marka Celine. Kalitenin sadelikten ve eleganlıktan geçtiğini herkese gösterebilen bir marka. 

29 Ağustos 2010 Pazar

Fashion vs. BP Oil Spill!

Vogue İtalya dergisi, Ağustos sayısında son zamanların çok konuşulan BP'nin Meksika Körfezi'ndeki petrol kuyusu sızıntısına tepki olarak çok etkileyici bir kapak çekimi yapmış.
Çekimde modeller siyah yağla kaplanmış kayaların üstünde hastalanmış şekilde uzanıyor ve siyah yağla karışmış denizin dalgaları kayalara çarpıyor.
 Fotoğrafçılığını Steven Meisel'in, moda editörlüğünü de Karl Templer'ın üstlendiği çekim insanı ürperten ve düşündüren cinsten. 







"Sunday Morning"

New York, Manhattan. '10

İnanın orada olsanız durup şöyle bir 15 dakika boyunca bu görüntüyü izleyebilirdiniz. Merdivenlerinde oturduğu yer New York'un en etkileyici kiliselerinden biri. Ve tam karşısında olmama rağmen beni fark edemeyecek kadar dalgın. :)

Not:  Deri sırt çantasına bayıldım!

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Bonjour!

Herkese merhabalar!


Uzun süredir hayalini kurduğum bloğumu sonunda açmış bulunuyorum. Hayatımın her alanına yayılmış durumda olan moda ve stil merakımı artık yakın çevremden sonra internet alemiyle de paylaşıcak olmak... çok heyecanlı! Eleganlığıyla gözleri büyüleyen her şeyi bloğuma koymak mübahtır! anlayışıyla açtığım bloğumun sizlerin de bundan böyle gözlerinizi büyülemesi dileğiyle! :)
Vive le chic!