28 Mart 2011 Pazartesi

The 'Hanneli' Style

Moda bloglarını takip edenlerin çoğu Hanneli'yi de bloğunu da çok iyi biliyorlardır; ama bilmeyenler için kısaca anlatacak olursak kendisi 8 yıl yaptığı modellikten sonra objektiflerin arka kısmına geçip, modayı kendi anladığı dille anlatmak üzere sokak fotoğrafçılığına girişmiş bir isim. Vogue.com için de çalışıyor olması giriştiği işte ne kadar başarılı ve takdir edilir olduğunun da bir kanıtı. Üstün bir moda zevkine sahip olduğundan da çeşitli moda çekimlerinin ve müzik kliplerinin de stilistliğini üstlenmekte. New York ve Norveç arasında sürekli mekik dokuyup MTV Norveç'te VJ'lik yapması da cabası. Son olarak da kusursuz bir güzel! Hele ki tarzı tartışmaya meydan bırakmayacak kadar özenli ve zarif. Bloğuna koyduğu resimlerine şööyle bir bakarsanız renkleri ve dokuları kullanmayı ne kadar iyi bildiğini ve ince bir zevki olduğunu anlayabilirsiniz. 
Bu ince zevki işin profesyonellerinin de gözünden kaçmamış olmalı ki Vogue.com'da kendisinin 5 gün boyunca neler giydiğini anlatan bir çekime yer verilmiş. Fotoğraflara bakarken zevkine duyduğum hayranlık daha daha arttı. Hanneli'nin dolabını ele geçirmeyi istememek elde mi?










26 Mart 2011 Cumartesi

Oh la la!

'Nail art' daha Türkiye'de yeni yeni kendini göstermeye başlamışken, Avrupa ve Amerika'da almış başını gidiyor. Bir çok bayan için 'vazgeçilemeyen aksesuarlar' listesinin en başına gelip oturmuş durumda. Özellikle İngiliz bir marka olan Minx bu konuda çığır açtı. Yüzlerce değişik desende 'nail art' seçeneği sunan markanın internet sitesinin galeri bölümünden de görebileceğiniz dizaynları tırnağınıza uygulatmak istiyorsanız bu işlemi uygulayan profesyonellerden yardım almanız gerekiyor. Türkiye'de Minx'in dizaynlarını uygulayan herhangi bir yer var mı bilmiyorum; ama zamanla bu akımın Türkiye'yi de iyiden iyiye saracağını düşünüyorum. Beyonce, Rihanna, Victoria Beckham ve Blake Lively gibi ünlü isimler de Minx'in müdavimlerinden. 


Gloss Magazine.
 Londra Moda Haftası'nda modellere uygulanan Minx'den bahsedilmiş.

Yalnız bu hizmet Türkiye'de herkes tarafından yararlanılabilinir hale gelip, meraklılarını mutlu edene kadar beklememek adına ilgilenenler için fevkalade bir site keşfettim. Profesyonele başvurmadan evde kendi kendinize de tırnaklarınızı yaratıcı desenlerle nasıl süsleyebileceğinizi adım adım resimlerle gösteren ve anlatan bir site. Siteye daha yeni eklenmiş olan ve denk gelen herkesin de favorisi olacağından emin olduğum pratik bir tırnak baskısı tekniği var ki...alışkanlık yaratacak cinsten!


24 Mart 2011 Perşembe

May the angels be with you Liz...



Efsanevi kelimesinin anlatmakta yetersiz kalacağı bir isim Elizabeth Taylor. Güzelliğinin yeteneğini gölgelemesine izin vermeden pek çok başarıya imza atmış bir 'ikon'. İsmi geçtiğinde pek çok kişinin aklında ilk beliren 'büyüleyici gözleri' femme fatale olarak anılmasında bence en güçlü sebeptir. Cüretkarlığı (cüretkar olarak tanımlanmasında bir çok kişi için ilk sebep sekiz kere evlenmiş olmasıdır), güzelliği ve zekasıyla 'ölümsüz' bir ilham kaynağı olan Liz bu dünyaya artık veda etmiş, ardında da üstünden seneler geçse dahi bizleri etkilemeye ve ilham vermeye devam edeceği filmlerini bırakmıştır. 


Vogue İtalia'nın 2002 yılında Elizabeth Taylor'ı konu alan editorial'ından kareler










22 Mart 2011 Salı

When creativity meets nature...

Pasifik'in okyanus suyunu küçük bir cam tübe doldurup bundan kolye ucu yapmak nasıl fikir? Ya da ham petrol'le doldurulmuş bu ufak cam tüpü boynunuzda kolye olarak taşımak?'Yok, artık!' demenize sebep olacak kadar kulağa çılgınca gelse de gerçek! 


Altın kapaklı cam tüp, içinde de ham petrol!


Pasifik suyuyla doldurulmuş cam tüp!

Yaratıcılığını Gia Bahm'ın üstlendiği 'Unearthen' isimli marka bu eşsiz tasarımların sahibi. Bu bahsettiğim ufak cam tüplerden oluşan koleksiyon da markanın Alexandra Cassaniti'yle birlikte ortaklaşa hazırladığı bir koleksiyon. Sadece bu da değil Unearthen'ın hazırladığı diğer kolye, yüzük ve saat koleksiyonları da insanın aklını başından alacak türden. Kurşun kovanlarının içini değerli taşlarla doldurarak ortaya çıkarttıkları kolyeleri, ve hayatımda gördüğüm en güzel, en zarif ve en farklı saatleri de bunlara örnek. 




Büyüleyici güzellikte ve sadelikteki bu saat tam bir arzu nesnesi! Kadranın üzerindeki kuvars kristalinin prizma biçiminde ve kayışının da zarif bir bileklik inceliğinde oluşu insanı kalbinden vurma sebepleri!


19 Mart 2011 Cumartesi

Are you brave enough to wear these?

2011 ilkbahar-yaz koleksiyonlarıyla 'güzel' kavramının atfedildiği alışılmış kıyafet kalıpları ve duruşları tamamen yer değiştirdi. Mesela ne gibi? Önceden 'balon' benzetmesini sadece eteklere ve elbiselere yakıştırırken, şimdi karşımıza balon pantolonlar çıktı (Bkz. Stanley Korshak). Skinny jean'lere meydan okurcasına bacakların ve kalçanın şeklini tamamen gizliyorlar. Amerikan Vogue'u da sezonun bu sınırları zorlayan kalıplara sahip parçalarını Grace Coddington'ın stilistliğiyle bir araya getirmiş. Jil Sander'ın ultra volümlü elbisesi, Celine'in görenlerin yarım kollu beyaz bir bluz ve beyaz bir pantolon olarak iki ayrı parça olarak algılamasına sebep olan, kusursuz kesimli tulumu, insanın kendisini 1900'lü yılların başında yaşıyormuş gibi hissetmesine sebep olacak Rochas'ın etek kısmı çemberli ipek elbisesi, Dries Van Noten'in kadınların kum saatini andıran vücut kıvrımlarını gizleyen erkeksi bir kalıba sahip pembe ceketi, ve Prada'nın daha şimdiden oldukça ilgi çekmiş olan vücuda X şekline veren üst ve eteği...Hepsi de tasarımcıların yaratıcılıkta ve zanaatlarında sınır tanımadıklarının birer göstergesi.


Stanley Korshak


Jil Sander


Céline


Prada


Dries Van Noten


Prada

18 Mart 2011 Cuma

The 'It' iCases!

iPhone ve iPad çılgınlığının ardından zannımca  satış oranlarında patlama yaşanmasına sebep olan bir diğer çılgınlık da iPhone ve iPad'kılıfları'. Hepimiz biliyoruz ki öyle dizüstü bilgisayarlarımızı koyduğumuz 'ruhsuz' ve 'ciddi' görünüşlü çantalara benzemiyor bu kılıflar. Rengarenk, desen desen, farklı dokularda zilyonlarca çeşit kılıf her yeri istila etmiş durumda. (Manhattan'ın ara sokaklarında sadece iPhone kılıfı satan dükkanlar bulunmakta. Düşünün nasıl bir mali geitirisi olduğunu. . .) Tabii tasarımcılar da bu tür teknolojik gelişmelerle, ve insanların yönelimleriyle yakınen ilgili olduklarından yetenekli ellerini bu kılıflara da dokundurmaktan geri durmadılar. Marc Jacobs'ın, Michael Kors'un, Kate Spade'in ve daha bir çok markanın iPhone ve iPad'lere özel tasarladığı kılıflar, teknoloji ve modanın omuz omuza olmasından bir hayli hoşnut durumda olan modaseverleri tam on ikiden vurmuş durumda. Her biri birbirinden güzel olan bu 'kılıflar' cennetinde, benim zevkimin 'son noktası' etsy.com'da rastladığım tovicorrie adlı kullanıcının satışa sunduklarından. Ürünlerin hepsinin malzemesi deri. (Ki silikon ve  plastik kılıflarla karşılaştırıldığında ayrı bir hayranlık sebebi) Üzerindeki desenler ise insanın içini açan ve kılıflara vintage görünüm katan türden. Renkler de hep yumuşak tonlarda. 















17 Mart 2011 Perşembe

Knowledge comes first!


Coco Chanel...Rüya gibi bir hayat... 
Alfonso Signorini'nin kaleme aldığı modanın kraliçesi Coco Chanel'in hayatını Türkçe okumak isteyenler için Turkuaz Yayınları'ndan yeni çıkmış bir kitap. Kkısa süre içinde alıp okumaya başlamayı düşünüyorum. 


İnternetten sipariş etmeyi düşündüğüm bir başka kitap da (coffee book desek daha doğru olur) son yıllarda etkisini iyiden iyiye hissettiren Minimalizm'i ve modayı ele alan bir kitap. Elyssa Dimant'ın yazarlığını üstlendiği kitap, 'Minimalism and Fashion: Reduction in the Postmodern Era', minimalizmim modadaki etkisini inceleyen piyasadaki tek kitap. Amazon'dan sipariş etmek mümkün. 


Dört gözle beklediğim bir diğer basılı yayın ise 'Vogue Paris'in Nisan sayısı! Neden mi? Carine Roitfeld'in yerini alan Emmanuelle Alt'ın baş editörlüğünü yaptığı ilk sayı Nisan sayısı olacak çünkü. Merakla bekliyoruz!

12 Mart 2011 Cumartesi

Uniqueness

Takıların, çantaların,ve kıyafetlerin kişiselleştirilerek sadece 'sana' özgü olduğunu bilme duygusu en özendiğim duygulardan birisi. Daha önce Shakespeare'in sonelerinden birinin dizelerinin yüzüğe işlendiği bir fotoğraf paylaşmıştım. İşte aynı buna benzer şekilde gömleklerin arkasına veya deri çantaların ön yüzüne işlenen ad ve soyadın baş harfleri gibi bu objelerin sadece size özel ve tek olduğunu bilmek çevremden de gözlediğim kadarıyla onları bir süre sonra bir parçanızmış gibi sahiplenmenize sebep oluyor ve bunu takiben dolabınızın 'klasik'lerinden olmaya başlıyorlar. Bu kişiselleştirilmiş aksesuarlardan son gözdem ise İtalyan asıllı bir marka olan Anthracite'e ait. Hem kadınlara hem de erkeklere özel yüzük, kolye ve bileklikleri istediğiniz şekilde kişiselleştirmenize olanak sağlamış bir marka Anthracite. Özellikle bileği saran uzun gümüş kelepçe bilezikler benim favorim. Çok sevdiğim şarkılardan birininin sözlerini de üzerine yazdırtırırsam kolumdan hiç çıkarmayacağıma eminim. (Hep bana hep bana demeyi bırakıp şöyle bir düşününce, mükemmel de bir hediye değil mi? Hayat boyu saklanılacak ve unutulmayacak türden hem de.)