Donnerstag, 17. Februar 2011

Fix your collar!


Onlarca metal, plastik parça ve taşlarla işlenmiş bu yaka farklılığı bir yana insanın giydiği her kazağa, bluza ya da gömleğe uyarlamayı isteyeceği bir aksesuar! Siz de bu kadar metal parçayı, dikiş kutunuzda ıvır zıvırmış gibi öylesine senelerdir duran düğmeleri, taşları saklayanlardansanız kendinize böyle farklı bir yaka yaratabilirsiniz. Hırkaların, kazakların üstüne takılan yakaların her türlüsünü inanılmaz beğeniyorum; ama böyle farklı ve göz alıcı olanına rastlamak kolay değil. Ben bir türlü denk gelemedim ya da:/ Böyle güzel yakalar tasarlayan, satan bir yeri bileniniz var mı? Varsa lütfeen bize de bildirsin.
<3

Mittwoch, 16. Februar 2011

Crystalized

Büyük taşlı yüzüklere karşı bir hayranlığım var evet; ama bahsettiğim bu büyük taşlar şekilsiz, yeraltından çıkarıldığı gibi yüzüğe konmuş izlenimi veren türden olanlar. Marina Fini de işte tam bu türden takılar tasarlamaya kendini adamış bir isim. Taşların doğal formunu koruyarak ortaya müzelik eser görünümü taşıyan yüzükler çıkarmış. Yüzüklerin hepsinin el yapımı olmasının yanı sıra kullanılan taşların ışıkta gökkuşağı renklerini yansıttığı da belirtilmiş. 
Büyüleyici değil mi?




Kolyenin tasarımı da oldukça farklı ve göz alıcı değil mi?

Montag, 14. Februar 2011

It's On!

İlkbahar koleksiyonlarını daha sindirememişken 2011 sonbahar-kış koleksiyonları New York'ta geçtiğimiz perşembe günü itibariyle sergilenmeye başlandı bile! Defilelerin hızına yetişmek sanal ortamdan bile imkansızken, bir defileden öbürüne koşturan editörleri düşünmek istemiyorum. Müthiş bir enerjiye sahip olmaları gerek. Style.com'da da moda haftalarının editörler için ne kadar yorucu geçtiğini, bu yorucu tempoya katlanabilmek için nelere ihtiyaçlarının olduğunu listeledikleri bir gönderiye yer verilmişti. Kimi vitaminim olmadan asla demiş, kimi banyo tuzum, kimi enerji içeceği filan. Bir hafta boyunca bunlara bağlı olarak yaşadıkları düşünülürse, nasıl bir koşturmaca içinde olduklarını anlamak zor değil. 
Asıl konuya gelecek olursak, şu ana kadar benim takip ettiğim defilelerden gözüme takılanlar içinde bulunduğumuz soğuk günlerden olsa gerek ceket ve kabanlar oldu. Adres ise: Alexander Wang ve Rag&Bone! Özellikle Wang'in pastel rengi kürk kaban ve yeleği rüya gibi...
Seç birini deseler, ya hep ya hiç derim, hepsi birbirinden güzel hepsi yeni birer arzu nesnesi!



Alexander Wang




Rag&Bone

Donnerstag, 10. Februar 2011

Soft Spot


Bu yeni Dr. Martens'ler tam bayılmalık değil mi? Leopar desenli olanı iddiaya girerim ki satışa sunulduğu anda tüketilecek! Su yeşili renkte olanına karşı hissiyatım ise; ilk görüşte aşk! 




Dienstag, 8. Februar 2011

SS 2011 in short!

 Şu bir gerçek ki hiçbirimizin 2011 bahar koleksiyonlarını teker teker izleyip, kendi dolabına uygun olanları aklının bir köşesine kaydetme gibi bir olayı yok; çünkü zamanımız yok! Bu yüzden bu konuda bize bir kolaylık yapmalarını bekleyeceğimiz tek adres de haliyle 'dergiler' oluyor. Daha önceki bir yazımda 'trend' kelimesinden hiç haz etmediğimi (hatta az oldu; nefret ediyorum!) belirtmiştim. Bu yüzden de moda dergilerinin okuyucularını biraz daha özgür kılabilmeleri için dergileri içerisinde 'editorial'lara daha fazla ağırlık vermelerinin bu amaca hizmet edeceğini söylemiştim. Açıyorsunuz dergiyi daha ilk sayfadan (100 sayfa reklamdan sonraki ilk sayfadan bahsediyorum) karman çorman, sayfaya zorla sığdırılmış gibi duran yüzlerce ürün! Ben şahsen o sayfaları tomar halinde atlayarak geçiyorum. Çünkü gözlerimi yoruyorlar!
Sağolsun V Man dergisi de 2011 ilkbahar koleksiyonlarını bizlere sezonu kısaca özetleyen ve fikir veren bir çekimle sunmuş. Üstelik hem erkekler hem de kadınlar için hazırlanan koleksiyonların kısa bir özetinden bahsediyorum! Sezonun en ilgi toplayan defilelerinden anahtar parçaları seçerek hem erkeklere hem de kadınlara, 2011 ilkbahar-yaz koleksiyonlarını kısaca 'anlatmış'. İşte bu kadar basit. Sadece bu editorial'ı incelemek bile size koleksiyonlarla ilgili bir fikir verecektir. Yüzlerce ürünün sergilendiği sayfalar arasında boğulmaya hiç gerek yok!

                 
Calvin Klein-Salvatore Ferragamo


Lanvin-D&G

     
 Versace-Jil Sander

     
 Prada-Gucci


 Dolce&Gabbana-Burberry

                   
 Balenciaga-Ralph Lauren


Giorgio Armani-Givenchy

Samstag, 5. Februar 2011

White on White


Beyaz en çok esmer, bronzlaşmış tene yakışır diye bilinir ya, doğrudur çok da yakışır; ama ben bembeyaz tenli, platin saçlı bayanlara beyazın daha çok yakıştığını düşünüyorum. Marilyn Monroe'nun 'The Seven Year Itch' filminde herkesin akıllarına kazınmış beyaz elbisesini aklınıza getirin.  Evet, esmer ten üstünde beyaz elbise çok seksi durur, teninizin parlaklığını vurgular; ancak beyaz ten üstünde beyaz bir elbise ise kadının vücuduyla bütünleşmiş gibi bir görünüm verir, tenin devamı gibi gözükür. Bu yüzden de bir nevi çıplaklık izlenimi yaratır bakanda. İşte bundan dolayı beyaz tenli, çok açık, platin rengi saçlara sahip bayanların üstünde beyaz kıyafetler çok daha büyüleyici durur. Bir çok kişiye göre çok 'soluk' veya 'renksiz' gelse de doğru kumaş seçimi ve pürüzsüz gözüken bir tenle birleşince 'beyaz' ve 'pastel tonlar' açık tenli kadınlara müthiş cezbedici bir masumluk katar. 



Dienstag, 1. Februar 2011

Shoes..? That's not my name!


Rebecca Minkoff'un hedefndekileri ayakkabı delisi haline getirecek 2011 bahar ayakkabı koleksiyonu nete düşmüş! Satın alsam kıyamayıp kitaplara detekleyici bir obje olarak kullanma riski taşıdığımdan sipariş etmemek daha mı mantıklı?:/ Ama hayır! Hepsi benim olsun! Bizim olsun! =)
<3